Fulya Filazi Oyunculuk ve Audition Atölyesi / NoAct Atölye

Hakkımızda birşeyler yazmak gerekiyordu. Biz de öğrencilerimize sorduk...


Selin Acar;

Oyunculuğu bir araç olarak kullanmayı öğrenirken, kendimiz ve tercihlerimiz hakkında da çok şey öğreniyoruz. Oyunculuk aracılığıyla bir karakter için rolü araştırırken; araştırdığım aynı zamanda içinden geçtiğim duygular ve neye nasıl tepki verdiğim (hem bedenimle hem zihinsel kalıplarımla) aslında bakış açım ve yönelimlerim oluyor. Ve işte bu yolculukta, oyuncu adayı kimi zaman kendinden 'rol kişiliği'ne giderken zorlu eşiklerden, mağaralardan, tünellerden geçiyor ve işte tam da bu noktada Fulya Hoca tünelin ucundaki ışık, sesini dinleyince yolu gösteren rehber oluyor. Kendinden, kendi deneyiminden alıp oradan taşanı aktardığı için hep samimi, daima 'anda' ve her insanın özel olduğu ve dolayısıyla her oyuncunun role giden yolda farklı haritalara ihtiyaç duyduğunun farkında ve kişinin 'o anki' ihtiyaçlarını görüp yolu oradan tarif edebilme hediyesine sahip. Bu hediyesini eğitim verdiği oyuncularla paylaşması başlı başına muhteşem iken o daha iyisini yapıyor ve her oyuncuyu kendi hediyesini ve kendi gücünü bulmaya teşvik ediyor ve bu anlayışı kendi varlığından bütün NoAct'e yayılıyor.   


Mihriban Demir;

"Atölyede derstesinizdir, günlerdir onunla yatıp kalktığınız bir parçayı oynamak için çıkarsınız hocanın ve arkadaşlarınızın karşısına, heyecan tavan… Çok da iyi çalışmışsınızdır ve ortaya iyi bir şey çıkacaktır, öyle düşünürsünüz. Öyle ya, çok çalıştınız, ezberiniz tam, diksiyonunuza dikkat ediyorsunuz, bildiğiniz tüm tekniklerden faydalandınız çalışırken. Daha ne olsun! Oynarsınız. Oynarken içten içe en çok da hocanın beğenmesini beklersiniz. Sonra hoca bir soru sorar parçayla, canlandırdığınız karakterle ilgili. Kalırsınız. Hiç düşünmemişsinizdir. Bu soru aklınıza nasıl gelmemiştir diye hayret edersiniz. Öyle gerekli, öyle kritik bir sorudur. Utanırsınız. O an bir parçayı çalışmayı değil, beğenilmeyi değil, mükemmeli yaratmayı değil, karakterin cümlelerini ezberlemeyi değil, seyirciyi etkilemeyi değil; elinizdeki kağıt parçasında sadece birkaç cümlesi yer alan bir karakteri, yani bir insanı anlama gayretinin ne demek olduğunu anlarsınız. Hoca der ki “Oyunculuk ağır bir sorumluluktur. Gerçeğin sözcülüğünü yapmanın sorumluluğu.” Bunu bir kez anladığınızda gerisi kolaydır. Bu atölye, benim için öncelikle bu farkındalığı yakalamamı sağlayan yerdir. Gerisi çorap söküğü…"
 

Oktay Samurkaş;

Yıllarca süren eğitimler sonrası umutsuz bir anda dahil oldum Fulya Filazi ailesine. Sihirli değnek ile dokundu falan demeyecegim tabi ki :) Disiplinli olmayı ve hırsımı doğru yönetmemi öğretti bana. Girdiğim yolda karşıma çıkan her engelde de bir adım arkamdaydı. Beni sürekli koruyup kolladığı için, her zaman gelişimime önem gösterdiği, çabaladığı için ve en önemlisi gerçek bir aile olabildiğimiz için çok mutluyum. En içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum, çok teşekkür ediyorum. 

 

Tayfun Çelik:

Kaybolmaya yüz tutmuş bir oyuncu adayından, hayallerinin basamaklarını hızla çıkan bir ‘oyuncu’ya dönüşen ben, der ki; 
Genelde bu tür yazılar büyüleyici, cezbedici, şişirilmiş cümleler, vaatler, umutlar içerir. Çoğu oyuncu adayı da bu cümlelerin peşinden yanlış yollara doğru emin adımlarla ilerler. Bu atölye süreci boyunca, hiç kimse hiç bir vaatte bulunmaz. Tek vaat şudur ki; çalışan elbet karşılığını alır. Eğitmenler bizler için ellerinden gelen her şeyi yapar. Çalışana ellerinden gelenin fazlasını yapar. Tecrübeyle sabit... Atölye başlangıcında soru işaretleriyle geldiğin yerden, atölye sonunda sayfalar dolusu cevaplarla çıkarsın. Oyunculuk diye adlandırdığımız kavramın içinde boğulmak yerine, bu kavramın derinliklerindeki anlamı görmek, her anın kıymetini bilmek, insan mekanizmasını anlamak, empati yapmak, olaylara daha geniş bir pencereden bakmayı öğrenmek, her oyuncu veya oyuncu adayının tatması gereken duygular. Ben kendi atölye sürecimin sonunda bir paniğe kapıldım. Kendileriyle ilgili ne kadar yazı yazarsam yazayım yeterli bulamayacağım hocalarıma ithaf edilecek başarılar kazanma paniği. Darısı sizlerin başına. Naçizane… 
 

Simel Aksünger:

Eğer derdimiz  “gerçek anlamda” oyuncu olmaksa bunun için faklı disiplinlerle buluşmak gerektiğine inanıyorum. İşte tam da böyle bir ihtiyacım olduğu zamanda çıktı bu atölye karşıma. 
Dersler esnasında bildiklerimi unutmaya çalıştım, yer yer kafam karıştı bazen de kızdım kendime yapamıyorum diye. 
Atölye bittiğinde ise adını koyamadığım bir şeyler olmuştu bana :) Şimdi ise o olan şey, ete kemiğe bürünmüş bir şekilde karşımda oturup göz kırpıyor bana. Onu tanıyorum artık! 
Sırf bunun için bile sonsuz teşekkürler!


Berkand Erdal:

Üç tane oyunculuğun ne olduğunu bilen, bilgili, donanımlı ama üçünün karakteri de birbirinden çok farklı olan bu işin üstadlarından eğitim aldım, üçü de birbirini çok iyi tamamlıyor. Daha zorunu görmek için NoAct en iyi yer diyebilirim. Zoru başaran herşeyi başarır :)



Eylem Gürhan:

Beden ve duyguları tanıyıp bütünleştirerek gerçeğe ulaşılan, oynamadığın yaşadığın bir yol. Bu yüzden de anlatılmaz sadece yaşanır, iyi ki de yaşadım :)



Mahmut Demirbilek:

Hani bi yola çıkmışsındır ya; hayallerin vardır, büyük büyük cümlelerin vardır... Hah; Fulya Filazi sana o cümleleri yedirir bi kere  hiç öyle büyük büyük cümlelerle gelme kardeşim buraya ! Haa büyük büyük yüklemelerin vardır eyvallah 

Gel yükle repliğine duygunun en gerçeğini, cız etsin insanın içi, gör bakalım seni kendini bulma yolculuğunda nerelere taşıyo  yaa içini yerim zaten pek bi güzel içi de dışı da ... ama oynamadan, yalansız, kandırıkçılık yok... Zaten göz göz değil yalan makinası mübarek... Hemen öter replik senin ağzında eğri büğrü duruyosa…  Ama burası bi atölye değil, yap işlet devret modeli... Gel, bişeyler yap (yeterki yap ), sahnede işlet, sonra da sahneyi yeniliklere devret... Herşeyden önce burası , itinayla duvarlarının yıkıldığı yerdir... Valla pata küte dalarlar duvarına. Ama toz duman dinince ; kendini, uzun süre önce kaybettiğin seni bulursun... Herşeyden önce burası bi yuvadır yuva ... Sanki İdris Baba’nin görünmeyen replikleri yazar duvarlarda “NoAct yuvamız, Fulya anamız”  Ama herşeyden öte, burası o yola çıktığınız hayalleriniz var ya , onlara muhasebeci gözüyle bakılmayan, çoook saygı duyulan ve onları gerçeğe dönüştürmek için bi yığın insanın alın teri döktüğü yerdir... NoAct Sahne ve Fulya FİLAZİ iyi ki hayatımdasınız Daha yazacak çook şey var ama “kimse bu kadar yazmadı yaa” demesin NoAct ahalisi  Hepinizi çoook seviyorum yolunuz açık, Fulya’nız ah şeyy, yıldızınız parlak olsun 

 

Tezcan Fenerciler:

Çocukluğumuzda bize öğretilen en önemli şeylerden biri; ‘okul ikinci evimiz’dir. Bence yanılmışlar, NoAct benim birinci evim haline geldi. Buradaki aile ortamı Bursa’daki ailemi hiç aratmadı. Evimden çok burada vakit geçirdim. Çünkü her tarafı sanat kokan bu yerde en ufak bir muhabbette bile çok şey öğreniyoruz. Başta Fulya Hocamız olmak üzere bütün hocalarımızın birikimi, öğretici üslubu her alanda aydınlanmamıza yardımcı oluyor. Ben bu ailenin bir üyesi olduğum için çok mutlu ve gururluyum. Yaşasın NoAct, yaşasın evimiz. 

 

Nilüfer Doğruel:

“Beni benden iyi mi bileceksin?” soru cümlesini hakkıyla kurabilmenizi sağlayacak bir atölye! Oyunculuk amacınıza ulaşmak için çıktığınız yolculukta kendinizi tanıyacak, bilinçaltınızın gizemli bahçesine girecek ve her duygunuzun, her tepkinizin altında yatan nedenleri keşfedeceksiniz. Bulmaca gibi kendinizi çözdüğünüz, bu -yer yer sancılı, yer yer keyifli- süreçte sosyal bilimlerle iç içe olan oyunculuk mesleğine azim, çalışma ve yetenekle sahip olurken; kendini gerçekten tanıyan ve harekete geçirebilen bireyler olarak bu hiç bitmeyecek yolculukta her adımda yeni keşiflerle ve hep yanınızda olacak “rehberlerle” ilerleyeceksiniz. Alice gibi siz de kendi diyarınızda kaybolmak için hazırsanız durmayın! 


Hüseyin Aksu:

No Act'in kapısından içeri adımınızı attığınız anda kazanacağınız müthiş bir özelliğiniz var.
İnsan olmak..
Bu çatı altında oyunculuk eğitimi veriliyor bu doğru ama bunun yanında farkında olmadan bir çok eğitime tabi tutulursunuz. NoAct'in temel prensiplerinden biridir insan olmak. İyi bir insan olmanın önemini anladıktan sonra oynamak kendiliğinden gelişen bir durum oluyor. Alanında uzman eğitmenler sayesinde kendinizi geliştirebileceğiniz müthiş bir eğitim kurumu NoAct ve bu yapının bir parçası olduktan sonra ve en önemlisi o güzel insanlara "güven" duyduktan sonra her şeyin yoluna girmeye başladığını göreceksiniz. Tüm bunların yanında size düşen en önemli görevi yerine getirmeniz çok önemli. ''Çok çalışmak''.
Aynı zamanda Fulya Filazi gibi harika bir insanı tanıyacak ve hayatınıza katacaksınız. Çok şanslısınız. Bunu göreceksiniz :)


Arda Şanlı:

Nereden başlayacağımı hiç bilmiyorum. Eğitim almadan önce oyunculuğa saçma sapan bir yerden baktığımı Fulya Filazi o kadar güzel -resmen damıtarak:)- gösterdi ki bakış açımı değiştirmeyi başardı. ‘’Oynama Arda, yaşa’’ diye başladık. Eğitimlerde çok donuk, tutuktum. Gerçekten hamur yoğurur gibi çok iyi, çok yararlı dersler geçirdik. Ben bu kadarıyla, oyunculuk dersleriyle kalıcak zannediyordum. Ama yaşadığım zorluklarda her zaman yanımda durması, destek olması… Kısaca; gözlerin kapalı gireceğin bir oyunculuk eğitimi. Fulya Filazi’nin görünmez bir sihirli değneği olabilir. Anlatabildim mi bilemiyorum... (Anlatılmaz yaşanır abiiii! )

 

Berk Ali Çatal;

Sevgili NoAct ailesi aranıza katıldığım günden bu yana samimiyetin ve aile olmanın değerini tekrardan anlamış oldum. Eğitim almış olduğum süreç boyunca beraber gülüp beraber ağladığımız, her anlamda bizim yanımızda olan hocalarımızla bazen keyifli sohbetler bazense keyif dolu dersler geçirdim. En çokta yaptığımız her işte samimiyetin önemini bana, bize göstermiş olan NoAct Ailesi’ne çok çok teşekkür ederim. Almış olduğumuz çeşitli eğitim ve teknikler sonucunda uzun vadede NoAct’in bize katmış olduğu her güzel anı ve başarı için binlerce kere teşekkür ederim. Fulya Filazi tarafından ise atılmış olan her tatlı fırça yeni bir aydınlanma ve kesinlikle yeni güzel şeyler öğretiyor :)

Vermiş olduğun her güzel ders, her güzel anı ve en çok da samimi insan için teşekkürler NoAct, iyi ki varsınız :)

 

Pelin Bahsi;

NoAct Sahne, ailem olacaklarını bilmeden tanıştığım insanlarla bizim evimiz. Hayatta harika şeyler yapmak, yaratmak ne kadar güzelse bunları bu insanlarla ve bu yerde yapmak daha güzel. Bizi bir araya getiren ve tüm motivasyonu bize bir şeyler öğretmek, yol göstermek olan Fulya Filazi'ye kocaman teşekkürler. Nice parladığımız, parlattığımız oyun dolu günlere...

 

Furkan Bay;

Öncelikle en baştan başlamak istiyorum… Fulya Hocam’ı audition vasıtası ile tanıdım ve ilk orada hayran kaldım. Siz de bu fırsatı yakalarsanız siz de hayran kalabilirsiniz... Auditiondan sonra dedim ki "Ben bu kadından hemen eğitim almalıyım". Tabii hemen olmadı. Eğitim almam için bayağı bekledim. Çünkü o süreçte sadece hafta sonları ders veriyordu ve ben de hafta sonları çalıştığım için görüşme bile yapamıyordum. Yakın bir dostumun vasıtası ile hafta içi sınıf açacağını öğrendim ve ben kayıt olduuuuuuum...
İlk ders günümüz, kafada hep bugün sahneye çıkacak mıyım hemen mi başlayacağız gibi düşünceler... İlk ders sektöre dair konuşmalar, mesleğe dair uyarılar. Yapmak istediğimiz iş bu ve karşı taraf ne istiyor bilmek zorundayız. Seyirci ve oyuncu kanalı önemli çünkü sadece oynamak yetmez.
Amacımız karşı tarafa kendimizi beğendirmek değil.

Şu metod bu metod yok. Hepsinden parça parça besleniyoruz diyebilirim. Metod oyunculuğuna çok takılmayın. Burada amaç gerçeği bulmak. ‘’Çok çalışacaksınız’’ lafını çok duyacaksınız :) Hocalarımız hamurumuza bakacaklar, bir güzel yoğuracaklar... Ne malzemeler var, bulacaklar. Özellikle Orçun Hocamız bu konuda bayağı iyidir. Ondan ‘’Yükleme yaptın mı’’ sorusunu çok duyacaksınız çünkü oyunculuk ilişki kurmaktır… Bilinçaltımızda ne varsa gün yüzüne çıkacaktır :) Bu konuda salın kendinizi, rahat bırakın, bakın nasıl çatır çatır geliyor duygular :) Dediğim gibi hamurumuz olduktan sonra Fulya Hoca bizi fırına atar bir güzel kızartır. Sonra da yolculuğumuz başlar…